İklim Değişikliği Daha Sağlıklı ve Daha Sürdürülebilir Binalar Gerektiriyor
"Iklim Değişikliği, Daha Sağlıklı ve Daha Sürdürülebilir Binaları Gerektiriyor"
"19 Eylül'de saat 11:30'da çevrimiçi olarak gerçekleştirilen ve 2023 İklim Haftası etkinliği olan "İklim Değişikliği, Sağlıklı ve Sürdürülebilir Binalar İçin Talep Oluşturuyor" web toplantısı düzenlendi." Bu toplantı, binaların sağlık ve sürdürülebilirlik açısından güçlendirilmesinin ne kadar önemli olduğunu göz önüne serdiği için, bu konuyu blog yazısı olarak sayfamda paylaşmak istedim."
İklim değişikliği artık yalnızca gelecekteki bir sorun değil, bugün dünyamızı ciddi şekilde tehdit eden bir gerçeklik haline geldi. Bu tehditler, özellikle binalarımızı vurucu bir şekilde etkiliyor. Değişen iklim koşulları, dünyamızı giderek daha az yaşanabilir bir yer haline getiriyor. Yangınlar, sel baskınları ve diğer doğa felaketleri peş peşe gelip duruyor. Bu gerçeği göz ardı etmememiz gerekiyor.
İklim bilimci ve NASA bilim adamı James Hansen'ın sözleri, bu acı gerçeği açıkça yansıtıyor: "Bilerek bu yeni gerçeğe doğru ilerliyoruz. Geleceğin kötüleşeceği bir gerçek, ve bu düzelmeyecek, daha da kötüleşecek." Bu sözler, sadece doğayı değil, aynı zamanda insan yapısı binaları da etkiliyor. İklim felaketleri, binalarda yaşayanların haklarını koruma görevimizi daha da kritik hale getiriyor. Peki, binalarımız her türlü iklim koşuluna hazır mı? Hazırlıklı mı? Bu soruları sormak ve yanıtlamak artık tasarımcılar olarak üzerimize düşen bir sorumluluktur. İklim değişikliğiyle başa çıkmak, binalarımızı daha sürdürülebilir ve sağlıklı hale getirmekle başlıyor. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş, ıyı yalıtılmış binalar, sürdürülebilir malzemelerin kullanımı gibi faktörler, bu dönüşümün önemli adımlarını oluşturuyor.
Söz konusu toplantı, BuildingAction ve Uluslararası WELL Building Institute tarafından düzenlenmiş olup, bina sektöründen liderler, tasarım, mühendislik ve inşaat endüstrisinde önde gelen kuruluşlar ile bina sahiplerini ve operatörlerini bir araya getirmiştir. Toplantı, binaların sağlık ve sürdürülebilirlik açısından nasıl güçlendirilebileceği ve içlerindeki insanların refahını nasıl artırabileceğimiz konusunda önemli bir tartışma platformu sunmuştur. Bu, sağlıklı ve sürdürülebilir bir geleceğe ulaşmak için daha fazla adım atılması gerektiğinin, farklı bakış açılarından defalarca vurgulandığı bir etkinlik olmuştur.
Moderatör: Jason Hartke, Genel Müdür Yardımcısı, Dış İlişkiler ve Savunuculuk, IWBI
Konuşmacılar:
- Russ Carnahan, BuildingAction Kurucu Ortağı ve Eski ABD Temsilcisi (D-MO)
- Adhishesh Sood, İş Geliştirme Müdürü - Küresel Stratejik Ortaklıklar, Sürdürülebilir Bina Teknolojileri, Honeywell
- Kevin Kampschroer, Sürdürülebilirlik Baş Sorumlusu ve Direktörü, Federal Yüksek Performanslı Yeşil Binalar Ofisi, Genel Hizmetler İdaresi
Size toplantının önemli soruları ve katılımcıların verdiği cevaplarla ilgili burada bilgi sunmaya çalışacağım.
Toplantının moderatörü Jason, iç mekan hava kalitesinin insan sağlığı açısından kritik bir faktör olduğunu vurgulayarak toplantıya başladı. İnsanların yaşamlarının %90'ını kapalı mekanlarda geçirdiğini ve iç mekan hava kalitesinin dış mekandan 2 ila 5 kat daha kötü olabileceği, hatta çevre koruma ajansı EPA'ya göre 100 kat daha kötü olabileceğini hatırlatarak politika yapıcıların daha hızlı hareket etmeleri gerektiğini belirtti. İç mekan hava kalitesinin, genel sağlık ve refah için hayati bir öneme sahip olduğu göz önüne alındığında, sağlıklı binaların ne kadar önemli olduğunu vurgulamak kaçınılmazdır.
Toplantının önemli katılımcısı Kevin Kampschroer, Genel Hizmetler İdaresi'nde Sürdürülebilirlik Direktörü ve Federal Yüksek Performanslı Yeşil Binalar Ofisi Direktörü olarak görev yapmaktadır. Kampschroer, toplantıda sürdürülebilirlik ve federal binaların çevresel etkilerini azaltma konusundaki bilgisiyle dikkat çekti.
Kevin'ın toplantıdaki gözlemleri, binaların insan sağlığına etkilerini anlamamız gerektiği gerekliliğini vurguluyor. Geçmişte, bu konudaki bilgiler genellikle sezgilere ve genel kabul gören inançlara dayanıyordu. Ancak bilimsel araştırmalar, modern binalardaki iş gücünün ve davranışlarının eski bilgilere uymadığını gösterdi. Özellikle iş gücü demografisi zaman içinde büyük değişiklikler geçirdi. 1950'lerde Amerika'daki iş gücü çoğunlukla beyaz ve erkekken, bugün çok daha çeşitli bir yapıya sahiptir. Bu çeşitlilik, binalardaki davranış ve enerji tüketimi gibi faktörlerde farklılıklara neden oluyor.
Bilimsel araştırmalar, daha adaptasyon sağlayabilen binalar inşa etmenin ve tepki veren kontrol sistemlerinin önemini vurguluyor. Buna ek olarak, birçok binanın fazla havalandırıldığı ve enerji israfına yol açtığı, ancak aynı anda diğer bölgelerin yetersiz havalandırıldığı ve insan sağlığı ve zihinsel performansı olumsuz etkilediği görülmüştür. Bu nedenle, insanların bulunduğu bölgelerde uygun konfor koşullarını sağlamak önemlidir.
COVID-19 pandemisi, çalışma düzenlerindeki değişiklikler nedeniyle bu konuyu daha fazla zorlastırmısştır Pandemi, solunum yolu hastalıkları ve binanın ıc oda konfor koşullarının onemını bır defa daha bıze gostermıstır.Ancak bu değişen manzara içinde GSA'nın rolü çok önemlidir. Federal binaları yöneten GSA ("General Services Administration"), CDC ve Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü gibi kuruluşların belirlediği minimum standartları karşılamak için adımlar atmıştır. GSA, bu çabaları genişletmek ve geliştirmek için çalışmaktadır. GSA'nın bu alandaki çalışmaları, binaların insan sağlığına etkilerini anlama sürecini geliştirmeye yardımcı olurken, aynı zamanda daha sağlıklı ve sürdürülebilir binaların standartlarını belirleme konusunda da önemli bir rol oynar. Bu çabalar, sadece federal binalar için değil, aynı zamanda genel olarak bina tasarımı ve işletmesi için bir ilham kaynağı olmuştur
Jason, katılımcılardan Congressman Carnahan'dan sürdürülebilirlik ve sağlık politikalarıyla ilgili görüşlerini ve bu tür politika fırsatlarını nasıl desteklememiz gerektiği konusundaki düşüncelerini paylaşmasını istiyor. Özellikle federal hükümetin yaptığı büyük yatırımların bazen sürdürülebilirlik ve sağlık yatırımları arasında ayrım yapabileceğini ve bu konuda nasıl bir yakınsama gözlemlediğimizi belirtiyor.
Congressman Carnahan, ABD hükümetinin binaların büyük sahibi ve işleticisi olduğunu belirtiyor ve bu nedenle sürdürülebilirlik ve sağlık politikalarının birleştiği bir dönemde büyük finansman sağlandığını ifade ediyor. Ayrıca, COVID-19 sonrası kamusal alanların daha güvenli tutulması gerekliliğini vurguluyor ve bu alandaki yeni teknolojilere dikkat çekiyor. Mevcut binaların dönüştürülmesinin önemine işaret ediyor ve politika yapıcılarının, özel sektörün ve uzmanların işbirliği yaparak bu alanda büyük bir fark yaratabileceğine inanıyor.
Katılımcılardan Adhishesh Sood'un toplantıdaki yaptığı yorumlar, binaların sürdürülebilirliği ve teknolojinin bu alandaki kritik rolü hakkında önemli bilgiler sunuyor. Adhishesh ‘ın vurguladığı konular, bu alandaki anahtar unsurları ve önemli perspektifleri içermektedir.
Adhishesh in görüşlerine dayanarak, binaların sürdürülebilir hale getirilmesi için teknolojinin nasıl kullanılabileceği ve bina performansının ölçülmesi ve izlenmesine yönelik yeni gelişmelerin nasıl yardımcı olduğu konusunda verdiği ipuçlarında, binada görünmeyeni görünür hale getirmek ve teknolojinin rolü nerede olduğu, sürekli izleme ve hava kalitesi, su kalitesi, termal konfor, akustik, aydınlatma gibi ana iç mekan çevresel kalite metrikleri üzerinde duruluyor.
Adhishesh konuşmasında, ölçümün ne kadar önemli olduğunu ve sorunların nerede olduğunu tespit etmek için gerçek verilere ihtiyaç olduğunu vurguladı. Son 10 yılda sensör teknolojinin büyük bir gelişme kaydettiğini ve özellikle COVID döneminde yeni sensörlerin popüler hale geldiğini belirtti. Binaların enerji verimliliği ve iç mekân kalitesini artırmak için bu teknolojinin önemli bir rol oynadığını açıkladı.
Adhishesh, binaların karmaşıklığını anlattı ve bu karmaşıklığın sadece özel sistemlerin nasıl çalıştığına değil, aynı zamanda HVAC sistemi ve aydınlatma gibi farklı sistemler arasındaki iletişime odaklanması gerektiğini söyledi. Gerçek verilerin, bakımın planlanması ve başarısızlıkların önceden tahmin edilmesi için kritik olduğunu belirtti. Ayrıca, iç hava kalitesi ve aydınlatma gibi faktörlerin insanlar üzerindeki etkilerine de dikkat çekti. Binaların gereksiz enerji tüketimini önlemek için bakım uygulamalarının, derecelendirme sistemlerinin ve en iyi uygulamaların göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.
Adhishesh, binaların performanslarını sürekli olarak karşılaştırma ve ölçmenin önemini açıkladı. Ayrıca, sistemlerin ve sensör teknolojinin kullanılmasıyla binaların daha sürdürülebilir hale getirilebileceğini belirtti. Teknoloji sağlayıcılarının bu alandaki gelişmelere katkı sağladığını ve paydaşların çözümleri sunmak ve sahipleri bilgilendirmek için işbirliği yapması gerektiğini vurguladı.
Adhishesh Sood'un Honeywell'deki pozisyonu, sürdürülebilir bina teknolojilerinin geliştirilmesi ve uygulanmasında önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Teknoloji, binaların sürdürülebilirliğini artırmak ve insanların daha sağlıklı yaşam alanlarına sahip olmalarını sağlama konusunda hayati bir araçtı
Toplantıda Jason'un işletmelerin sürdürülebilir bina ve sağlık arasındaki ilişkiyi nasıl ele aldığını sorusu belirleyiciydi. Jason'un sorusu, işletmelerin sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve sağlık gibi farklı faktörleri nasıl dengelediğini anlamak için önemli bir odak noktasıdır.
Adhishesh, sürdürülebilirlik ve sağlıklı binalar arasındaki ilişkinin zaman içinde değiştiğini belirtiyor. 2020'de sürdürülebilir binaların öne çıktığını, ancak 2023'te sağlıklı binaların daha fazla dikkat çektiğini ifade ediyor. Bu değişikliğin sektörün odak noktasında bir kayma olduğunu ve sürdürülebilik ile sağlık kavramlarının daha iyi bir şekilde entegre edilmesi gerektiğini düşünüyor. Adhishesh, şu anda işletmelerin sürdürülebilik ve enerji verimliliği gibi konulara odaklandığını, ancak ESG metriklerinin giderek daha fazla önem kazandığını vurguluyor. ESG'nin sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve yönetişim boyutlarını içerdiğini söylüyor. Bu nedenle, sağlıklı binaların bu konuşmadan çıkarılmaması gerektiğini ve organizasyonların bu konuları farklı bir perspektifle ele almaya başladığını ifade ediyor.
Jason, ayrıca bir başka anahtar soruyu da şöyle sordu : "Çevresel Sağlık ve İnsan Sağlığı'nı bir arada ilerletmek enerji alanında çatışmaya neden olabilir mi, yoksa bu iki alanı bir arada ilerletmek mümkün mü?" Bu soru, çevresel sağlık ve insan sağlığı arasındaki dengeyi ve enerji tüketimi gibi faktörlerin bu dengeyi nasıl etkileyebileceğini ele almaktadır.
ADASHES, bu soruya cevap verirken şunları ifade ediyor: çevresel sağlık ve insan sağlığının bir arada ilerletilmesinin önemini vurguluyor. Ancak, bu dönüşümün yavaş ilerlediğini ve karmaşık olduğunu belirtiyor. Gezegen sağlığının belirli bir binanın doğrudan kontrolü altında olmadığını, bunun kolektif bir çaba gerektiren bir süreç olduğunu söylüyor. Ayrıca, insanların daha bilinçli hale geldiğini ve toplu taşıma ile iç mekân sağlığının ofise geri dönmeyi düşünen insanlar için önemli olduğunu ifade ediyor. COVID-19'un insanları bilim konusunda daha bilinçli hale getirdiğini belirtiyor ve bu dönüşümün teknoloji ve danışmanlık gerektirdiğini söylüyor. Enerji verimliliğinin önemine dikkat çekiyor ve insan sağlığına yönelik farkındalığın arttığını belirtiyor. Sonuç olarak, çevresel sağlık ve insan sağlığını bir arada ilerletmek için sürekli bir çabanın gerektiğini ve önceden yazılmış sertifikasyon standartlarının bu alanda önemli olduğunu düşünüyor. Lead plus well gibi standartların bu süreci daha da ileri taşıyacağına inanıyor
Jason daha sonra önemli bir soruyu gündeme getirdi : "Peki, tezinizde elde etmeniz gereken hedef nedir? Ne tür bir politika, davranış değişikliği, belirli bir teknoloji paketi veya ilerletmeniz gereken bir konu var mı? Bize nereye gitmemiz gerektiğine dair yol gösteren şey nedir?"
Adhishesh'in bu soruya verdiği cevabına göre ise, başarılması gereken şeyler bir değil birden cok olabilir ve iki ana noktada toplanmaktadır:
Bunlardan ilki, İşlevsel ve Toplumsal Tasarım: mimari tasarımın önemini vurgulayarak Binaların işlevselliği ve toplum için sağladığı katkılar göz önüne alınmalıdır. İdeal olarak, insanların yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olan ve işbirliğini teşvik eden tasarımlar oluşturulmalıdır. Aynı zamanda, binaların verimli bir şekilde tasarlanması da önemlidir.
İkinci olarak, mevcut binaların dönüştürülmesine odaklanılmalıdır. Yalnızca yeni binalar inşa etmek yerine, mevcut binaları daha sürdürülebilir hale getirme konusuna öncelik verilmelidir. Bu yaklaşım, enerji verimliliğini artırmak ve karbonsuzlaşmayı teşvik etmek için atılması gereken önemli adımları içermektedir. Amaç, mevcut altyapıyı daha sürdürülebilir hale getirerek çevresel etkiyi azaltmaktır.
Kongre Üyesi Carnahan'a göre, binaların değerlendirilmesi ve derecelendirmesi, emlak işlemlerinden iş yerleri ilişkilerine kadar her alanda büyük bir fark yaratabilir. Bir binanın derecesi ve değerlendirmesi, insanlar için önemli bir anlaşma unsuru haline geldiğinde, konuşmaları ve işlemleri dönüştürebilir ve birçok alanda kabul edilmiş bir standart belirlemenize yardımcı olabilir. Bu, binaların daha sürdürülebilir ve güvenli hale gelmesine katkıda bulunabilir.
"Sonuç olarak, İklim Değişikliği, Daha Sağlıklı ve Daha Sürdürülebilir Binaları Gerektiriyor" başlıklı web toplantısı, binaların sağlık, sürdürülebilirlik ve çevresel etki açısından kritik bir rol oynadığını vurguluyor. Değişen iklim koşulları ve COVID gibi yeni tehditler, binaların tasarım ve işleyişini gözden geçirmemizi gerektiriyor. Hükümetlerin, işletmelerin ve uzmanların işbirliği yaparak, sağlıklı, sürdürülebilir ve enerji verimli binaların inşa edilmesi ve mevcut binaların dönüştürülmesi konusunda büyük bir fark yaratabileceğine inanılıyor. Bu, hem çevre sağlık hem de insan sağlığı açısından önemli bir adım olacaktır. Ayrıca, teknolojinin bu dönüşümdeki rolü büyük ve çevre ve insan sağlığını bir arada ilerletmek için daha fazla çaba gerektiriyor.
Bu web toplantısı, bu önemli konuların tartışılmasına ve daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir geleceğin inşa edilmesine katkıda bulunması açısından benim için önemliydi.

